Mardin Gezilecek Yerler Neresidir? Mardin Gezi Rehberi
Mardin Gezi Rehberi: Mezopotamya’nın Kalbindeki Mistik Şehir
Bugün rotamızı, doğunun en gizemli ve bir o kadar da büyüleyici şehirlerinden biri olan Mardin’e çeviriyoruz. Mezopotamya Ovası’na hâkim konumu, denizi andıran ovaya bakan eşsiz manzarası, taş evleri ve dar sokaklarıyla Mardin, pek çok medeniyet ve dine ev sahipliği yapmış, hoşgörü kültürüyle anılan sayılı şehirlerimizden biridir.
Son yıllarda Mardin’in bu mistik atmosferini yerinde görmek, taş işçiliğini incelemek ve dar sokaklarında kaybolmak isteyen pek çok gezgin, bireysel olarak veya tur acentelerinin düzenlediği turlarla şehri ziyaret etmektedir.
Mardin, binlerce yıllık tarihinde ağırladığı farklı milletler ve dinlere mensup toplulukların bıraktığı mirasın birleşimiyle eşsiz bir kültürel zenginliğe sahiptir. Şehrin neresine bakarsanız bakın, karşınıza mutlaka tarihi bir iz, bir yapı veya bir hikâye çıkar. Bu nedenle Mardin, manastırları, camileri, kiliseleri ve korunmuş tarihi dokusuyla adeta yaşayan bir açık hava müzesini andırır.
Bu rehber, Mardin’e gelmek isteyip fırsat bulamayan ya da gezi programında hangi şehri seçeceğine karar veremeyenler için kapsamlı bir yol gösterici olmayı amaçlamaktadır.

Mardin’e Ne Zaman Gidilir?
Mardin seyahatinizi planlamadan önce iklim koşullarını dikkate almanız, daha konforlu ve keyifli bir gezi geçirmenizi sağlar. Şehirde hem Akdeniz iklimi hem de karasal iklim özellikleri birlikte görülür.
Yaz aylarında zaman zaman çöl ikliminin etkisiyle özellikle temmuz ve ağustos aylarında sıcaklıklar oldukça yüksek seviyelere çıkar. Bu dönemde uzun yürüyüşler yapmak, tarihi sokakları ayrıntılı şekilde gezmek zorlayıcı olabilir. Kış mevsiminde ise karasal iklimin etkisiyle hava soğur ve günler kısa olduğundan gezilecek zaman dilimi sınırlanır.
Bu nedenlerle Mardin’i gezmek için en uygun dönem; ilkbahar (özellikle nisan–mayıs) ve sonbahar (eylül–ekim) aylarıdır. Bu dönemlerde hem hava sıcaklıkları daha ılımandır hem de şehir kalabalığı nispeten daha dengeli olur.

Mardin’e Nasıl Gidilir?
Mardin, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer aldığı için Türkiye’nin batısına görece uzak bir konumdadır. Özel araç veya şehirlerarası otobüs ile yapılan yolculuklar, mesafeye bağlı olarak uzun sürebilmektedir.
Eğer yolculuk süresini kısaltmak ve zamanınızı daha çok Mardin’i keşfetmeye ayırmak istiyorsanız, havayolu seçeneği oldukça avantajlıdır. Mardin Havalimanı, şehir merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıktadır ve İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerden düzenli uçuşlar yapılmaktadır. Havalimanından şehir merkezine servis, taksi veya araç kiralama yöntemleriyle rahatça ulaşım sağlanabilir.
Doğu illerinden veya çevre şehirlerden karayoluyla gelmeyi tercih edenler için ise geze geze, farklı duraklar ekleyerek Mardin’e ulaşmak da keyifli bir rota oluşturabilir.
Mardin’de Gezilecek Yerler
Mardin; tarihi yapıları, çok kültürlü yapısı ve kendine özgü mimarisiyle ziyaretçilerine kapsamlı bir gezi deneyimi sunar. Mimari dokusu, yan yana konumlanmış cami ve kiliseleriyle şehir genelini bir açık hava müzesi gibi düşünebilirsiniz.
Mardin Ulu Camii (Cami-i Kebir)
Mardin turuna başlamak için en doğru noktalardan biri, şehrin simgesi hâline gelmiş olan Mardin Ulu Camii’dir. 1176 yılında Artuklu Hükümdarı II. Kutbüddin İlgazi tarafından yaptırılan cami, Cami-i Kebir olarak da anılır.
Ulu Cami’nin bulunduğu noktada daha önce bir Süryani kilisesi olduğu bilinmektedir. Minarede, cennetle müjdelendiğine inanılan 12 sahabenin isminin yazılı olduğu ve damla taşlarla süslü detayların yer aldığı ifade edilir. Mardin’deki pek çok yapı gibi sarı kesme taştan inşa edilen caminin içerisinde bir şadırvan ve avlu bulunmaktadır.
Zinciriye Medresesi (Sultan İsa Medresesi)
Mardin gezilecek yerler arasında önemli bir yere sahip olan Zinciriye Medresesi’nin asıl adı Sultan İsa Medresesi’dir. Eski Mardin olarak adlandırılan tarihi bölgedeki 1. Cadde üzerinde yer alan medrese, 1385 yılında inşa edilmiştir ve Mardin Kalesi’nin hemen eteklerinde konumlanmıştır.
İki katlı yapının içerisinde geniş bir avlu, türbe ve cami bulunur. Bir dönem rasathane olarak da kullanıldığı bilinir. Medreseye çıkan taş merdivenler, ziyaretçilere hem tarihi atmosferi hem de Mezopotamya Ovası’nı tepeden seyretme imkânı sunar.
Mardin Kalesi
Zinciriye Medresesi’nin hemen üzerinde yer alan Mardin Kalesi, şehrin siluetini tamamlayan en önemli yapılardan biridir. Farklı dönemlere tanıklık etmiş, pek çok medeniyetin hâkimiyetinden geçmiş bu kalenin 10. yüzyılda inşa edildiği düşünülmektedir.
Askeri bölge olarak kullanılması nedeniyle günümüzde ziyarete açık olmasa da, Zinciriye Medresesi’ne çıkarken kaleyi yakından görmek mümkündür. Mardin manzarasına hâkim konumu, şehrin tarihî dokusunu daha da etkileyici kılar.

Mor Behnam (Kırklar) Kilisesi
Mardin şehir merkezinde yer alan Mor Behnam, bilinen diğer adıyla Kırklar Kilisesi, şehrin önemli Süryani Ortodoks ibadethanelerindendir. 6. yüzyılda inşa edilen bu yapı, erken dönem Hristiyan mimarisinin önemli örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Sade fakat zarif bir mimariye sahip olan kilisede üç ayrı giriş kapısı, bir avlu ve çan bölümü bulunmaktadır. Hem inanç turizmi hem de mimari açıdan görülmesi gereken yapılardandır.
Meryem Ana Kilisesi ve Patrikhanesi
Mardin’de görülmesi gereken bir diğer önemli merkez ise Meryem Ana Kilisesi ve Patrikhanesi’dir. Süryani Katolik cemaati için özel bir anlam taşıyan bu kompleks iki ayrı yapıdan oluşur.
Patrikhane, 1895 yılında inşa edilmiş olup daha sonra ibadete kapatılarak 1995 yılında restore edilip müze olarak ziyarete açılmıştır. Meryem Ana Kilisesi ise 1986 yılında Antakya Patriği İgnatios Antuhan Semheri tarafından yaptırılmış ve Mardin’de yaşayan Katolik cemaate armağan edilmiştir.
Mardin Müzesi
Mardin Müzesi, şehrin ve yakın çevresinin tarihini anlamak için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir noktadır. 1895 yılında Antakya Patriği tarafından Süryani Katolik Kilisesi olarak yaptırılan yapı, restore edilerek müzeye dönüştürülmüştür.
Müzede; farklı dönemlere ait etnografik ve arkeolojik eserler, hamam eşyaları, kıyafetler, takılar, bakır, altın ve gümüş sikkeler ile M.Ö. 5000 yıllarına uzanan ilk mühürler sergilenmektedir. MüzeKart sahipleri, Mardin Müzesi’ne ücretsiz giriş yapabilmektedir.
Deyrulzafaran Manastırı
Mardin’in en simgesel yapılarından biri olan Deyrulzafaran Manastırı, şehir merkezine yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta yer alır. Adını, bölgedeki safran bitkisinden alan manastır, Süryani topluluğu için büyük bir dini ve tarihi öneme sahiptir.
İlk inşa edildiğinde güneş tapınağı olarak kullanılan yapı, daha sonra Romalılar tarafından kale, ardından manastır olarak kullanılmıştır. Üç kattan oluşan kompleks; Mor Hananyo Kilisesi, Meryem Ana Kilisesi, Azizler Evi ve Güneş Tapınağı gibi bölümleriyle dikkat çeker. Manastırın bahçesinde 52 patriğin mezarı ve heykelleri de bulunur. Rehber eşliğinde yapılan turlar, yapının tarihini daha yakından tanıma imkânı sunar.
Mor Gabriel Manastırı
Midyat ilçesine 18 kilometre mesafede yer alan Mor Gabriel Manastırı, M.S. 397 yılında Mor Samuel tarafından inşa edilmiştir ve dünyanın en eski manastırlarından biri olarak kabul edilir. Süryaniler tarafından “İkinci Kudüs” olarak anılan bu yapı, bölgedeki dini ve kültürel mirasın en önemli simgelerindendir.
Bizans dönemine ait birçok mozaiğin yer aldığı, tavanları dahi mozaiklerle kaplı olan manastır, Mardin yöresine özgü sarı kesme taşlarla inşa edilmiştir. Manastırın içerisinde Meryem Ana Kilisesi, Ana Kilise, Vaftiz Odası ve 12 bin rahibin gömülü olduğu Azizler Evi gibi bölümler ziyaret edilebilmektedir.

Midyat: Medeniyetler Şehri
Mardin il merkezine yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan Midyat, taş evleri, dar sokakları, hanları ve çarşısıyla Mezopotamya’nın en karakteristik yerleşimlerinden biridir.
Midyat ismi, M.Ö. 9. yüzyıla ait tabletlerde “Matiate” olarak geçmekte olup Süryanice “vatanım” anlamına gelir. Türk, Kürt, Arap, Süryani ve geçmişte daha yoğun olan Ermeni nüfusun oluşturduğu çok kültürlü yapısıyla Midyat, dinlerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı topraklar olarak bilinir.
İlçede; Cevat Paşa Camii, Mor Stefanos Kilisesi, Mor Gabriel Manastırı, Dara Harabeleri, Meryem Ana Kilisesi ve Beyazsu gibi önemli duraklar yer alır. Ayrıca telkâri işçiliği ile ünlü gümüşçüleri gezmek, el yapımı şarapları tatmak ve taş konakların yer aldığı sokaklarda yürümek için Midyat’a en az bir gün ayırmak önerilir.
Dara Harabeleri (Dara Antik Kenti)
Midyat’a yakın konumda bulunan Dara Antik Kenti, Mezopotamya’nın ilk yerleşim yerlerinden biri olması nedeniyle büyük arkeolojik öneme sahiptir. Mardin ve Midyat’tan düzenli ulaşım imkânı bulunan antik kentte yürütülen kazı çalışmalarında henüz alanın yalnızca yaklaşık yüzde 30’luk kısmı ortaya çıkarılmıştır.
Dara Antik Kenti; surları, su sarnıçları, kilise kalıntıları, tophane, çarşı ve saray bölümleriyle ziyaretçilere tarih içinde bir yolculuk yapma imkânı sunar. 4 kilometreyi bulan surlarla çevrili yerleşimin, İmparator Anastasius döneminde 505 yılında inşa edilmeye başlandığı bilinmektedir.

Mardin’de Gece Hayatı
Mardin, yoğun bir turizm potansiyeline sahip olmasına rağmen gece hayatı açısından büyük şehirler kadar hareketli değildir. Eğlence anlayışı, bölgenin kültürel dokusuna ve mistik atmosferine uygun şekilde daha sakin ve otantik bir yapıya sahiptir.
Şehirde çok sayıda bar ve büyük ölçekli eğlence mekânı bulunmasa da türkü barlar, sıra gecelerine ev sahipliği yapan restoranlar ve canlı müzik sunan kafeler ön plana çıkar.
Abbara Türkü Bar
Mardin’de canlı türkü dinlemek ve bölgenin müzik kültürünü atmosferiyle birlikte deneyimlemek isteyenler için Abbara Türkü Bar, önemli duraklardan biridir. 1. Cadde üzerinde yer alan mekân; yiyecek ve içecek menüsüyle birlikte keyifli bir gece alternatifi sunar.
Pause Cafe
Tarihi taş yapılar arasında yer alan Pause Cafe, sakin bir akşam geçirmek, yerel şarapları denemek ve canlı müzik dinlemek isteyenler için uygun bir mekândır. Süryani şaraplarının tadına bakmak için tercih edilebilecek adreslerden biridir.
Antik Sur Restaurant
Hem akşam yemeği yemek hem de sıra gecesi atmosferini deneyimlemek isteyenler için Antik Sur Restaurant doğru bir tercihtir. Eski Mardin surlarının içinde yer alan bu mekan, hem alkollü hem alkolsüz içecek seçenekleri ve yöresel lezzetleriyle dikkat çeker. Özellikle yoğun dönemlerde rezervasyon yaptırmanız faydalı olacaktır.
Club & Disco 7/47
Mardin’de daha hareketli bir gece geçirmek isteyenler için 1. Cadde üzerinde yer alan Club & Disco 7/47, küçük ama sıcak atmosferi ve ışıklandırma tasarımıyla tercih edilen mekânlardan biridir. Zaman zaman farklı müzisyen ve gruplar burada sahne almaktadır.

Mardin’de Ne Yemeli?
Mardin, sahip olduğu tarih kadar mutfağıyla da öne çıkar. Farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bu coğrafyada şekillenen Mardin mutfağı, özgün lezzetleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir gastronomik deneyim sunar.
Şehirde mutlaka tatmanız önerilen lezzetlerden bazıları şunlardır:
- Kaburga dolması
- Mardin kebabı
- Süryani çöreği
- Badem şekeri
- El yapımı Süryani şarapları (Turabdin ve Manastır şarapları)
- Yayık ayranı ve lavaş eşliğinde sunulan yöresel et yemekleri
Özellikle hurma ve bademle hazırlanan Süryani çöreği, tadına bakanların hafızasında uzun süre yer edinen özel bir tatlıdır.
Yazımızın faydalı olduğunu umuyoruz. Bunun yanı sıra, Gezi Rehberi adlı kategorimizi inceleyebilir, Hatay Gezilecek Yerler Neresidir? Hatay Gezi Rehberi adlı yazımızı da okuyabilirsiniz.



