Madde ve Alkol Bağımlılığı Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri
Günümüzde bağımlılık; biyolojik, psikolojik, davranışsal ve sosyal etkenlerin bir arada rol oynadığı kronik bir beyin hastalığı olarak kabul edilmektedir. Hem bireyin sağlığını hem de sosyal çevresini derinden etkileyen madde ve alkol bağımlılığı, erken fark edilip doğru tedavi yöntemleri uygulandığında kontrol altına alınabilir bir durumdur.
Bu rehberimizde alkol ve çeşitli maddelerin bağımlılık süreçlerini, vücuttaki etkilerini ve modern tedavi yaklaşımlarını ele aldık.
🍷 Kısa Vadeli Etkiler
➜ Baş dönmesi
➜ Refleks kaybı
➜ Denge bozukluğu
➜ Uyku düzensizliği
Madde Bağımlılığı
Biyolojik, psikolojik, davranışsal ve sosyal etkenlerin birlikte rol oynadığı bir hastalıktır.

Alkol Kullanımı ve Alkol Bağımlılığı (Alkolizm)
Alkolizm, dünya genelinde en yaygın görülen bağımlılık türlerinden biridir. İstatistiklere göre insanların %10’undan fazlası hayatının bir döneminde alkol kullanımına bağlı bir problem yaşamaktadır. Araştırmalar, erkeklerde alkol problemi yaşama riskinin kadınlara oranla iki kat daha fazla olduğunu göstermektedir.
Alkol kullanımı genellikle 10’lu yaşlarda (ergenlik döneminde) başlar. Ancak organ hasarları veya yoksunluk sendromu gibi fizyolojik komplikasyonlar hastalığın ilerleyen safhalarında ortaya çıkar.
Alkol Bağımlılığının Nedenleri Nelerdir?
Alkol bağımlılığının ortaya çıkmasında tek bir nedenden bahsetmek mümkün değildir; çok faktörlü bir yapı söz konusudur:
Psikolojik Eştanılar: Alkol bağımlılığı olan bireylerde duygu durum bozuklukları (depresyon, bipolar bozukluk) ve antisosyal kişilik bozukluğu gibi psikiyatrik rahatsızlıklar sıklıkla eştanı olarak görülür.
Biyolojik ve Genetik Nedenler: Alkolizm büyük ölçüde kalıtsaldır. Birinci derece akrabalarında alkolizm öyküsü olan kişilerin bu bağımlılığı geliştirme riski genel nüfusa göre oldukça yüksektir. Hatta tek yumurta ikizleri üzerinde yapılan çalışmalarda, eş hastalanma oranının %70’in üzerinde olduğu görülmüştür.
Bireysel Yatkınlık ve Tolerans: Alkol bağımlılığı geliştirmeye aday kişiler, alkol kullanmaya başladıkları ilk dönemlerden itibaren alkolün etkilerine karşı yüksek bir dayanma gücü (tolerans) gösterirler. Sarhoşluk belirtileri bu kişilerde daha az görüldüğü için daha kolay ve daha yüksek miktarlarda alkol tüketebilirler. Bu durum bağımlılık riskini doğrudan artırır.
Alkol Kullanımı ve Bağımlılığına Bağlı Bozukluklar
Akut zehirlenme geçici bir durumdur. Genel olarak kan alkol düzeyi 100 ml de 200 mg’ı bulursa zehirlenme belirtileri hemen her zaman görülür.
Zehirlenme durumlarında ayrıca düşmeler, kafa travmaları, kırıklar görülebilir ve bunlar kimi olgularda ölümle sonuçlanabilir.

Alkol Halüsinozu
On yıldan daha uzun süre ağır alkol kullanan kişilerde alkol bırakıldıktan ya da azaltıldıktan 2-3 gün sonra canlı, işitme varsanıları ve bilincin açık olması ile giden, seyrek görülen bir bozukluktur.
Alkol Bağımlılığının Oluş Nedenleri
Alkol bağımlılığının nedenleri kesin olarak bilinmemektedir. Çok nedenli bir bozukluk olduğunu kabul etmek gerekir.
Biyolojik Nedenler
Kalıtım; alkol kullanım özellikleri için çalışmalarda uygulanan ölçütler değişmekle birlikte kötüye kullanım ve bağımlılıkla beraber değerlendirildiğinde tek yumurta ikizlerinde eşhastalanma oranının %70’den yüksek olduğunu gösteren çalışmalar vardır.
Bireysel Yatkınlık
Alkolizm adayları alkol kullanmaya başladıkları ilk dönemlerden itibaren alkolün etkilerine düşük tepki verme özelliği ya da yüksek dayanma gücü göstermektedirler. Sarhoşluk belirtileri daha az olmaktadır. Bu nedenle daha kolay ve daha çok içmektedirler, bu kişilerin alkol bağımlılığı geliştirme riski daha yüksektir.
Alkol Bağımlılığı Sağaltımı
- Genel ilkeler
- İlaç sağaltımı
- Psikososyal yaklaşım ve sağaltımlar
- Alkol bağımlılığına karşı koruyucu önlemler

Afyon ve Türevleri (Narkotikler)
Afyon ‘’alkaloit’’ olarak bilinen yaklaşık 18 kimyasal maddenin karışımından oluşur. 1805 yılında, afyonda en yüksek oranda bulunan (%10 ila 15) alkaloitinin güçlü bir yatıştırıcı ve ağrı kesici olarak da kullanılabilen acı bir toz olduğu bulunmuştur. Morfin olarak adlandırılmıştır.
Derialtı şırınga Amerika’da 1856 dolaylarında piyasaya sürülmüştür ve böylece İç savaş sırasında yalnızca çatışma sırasında yaralanan değil, aynı zamanda dizanteri olan askerlere yaygın bir şekilde morfin verilebilmiştir.
Bunun sonucunda İç savaştan dönen birçok asker hayatları boyunca bağımlı olarak kalmış ve bu nedenle de bağımlılık ‘’asker hastalığı’’ olarak anılmaya başlamıştır.
Kannabinoidler (ESRAR)
Bağımlılık yapma gücü azsa da, bağımlılık oluşturduğu kesindir. Esrar, beynin kendi kannabinoid reseptörleri ile etkileşerek mezolimbik ödül dizgesinde dopamin salınımını arttırır.
Sigara olarak içilirse etkisi 2-4 saat, ağızdan alınırsa 5-12 saat sürmektedir. Esrar alındığında dış uyaranlara duyarlılık artar, zaman ve yer algısı değişir. 5-10 dakikalık bir süre sanki saatler sürmüş gibi algılanır.
Kokain
Afyon gibi kokain de çok eski dönemlerde keşfedilen ve o gün bugündür kullanılan bitkilerden elde dilen bir üründür.
Opiatlarda olduğu gibi, kokain burundan, ağızdan ya da enjeksiyon yoluyla alınabilir. 4 ila 6 saatlik bir öfori durumu yaratır ve bu sırada kullanıcı güven ve hoşnutluk hisseder.
Öte yandan bu keyifli durumu baş ağrısı, baş dönmesi ve huzursuzluk izleyebilir. Psikotik belirtiler ortaya çıkabilir ve akut şizofreniye benzer korkutucu görsel, işitsel ve dokunsal halüsinasyonlar görülebilir.

Kenevir Kullanım Bozukluğu
Kenevir kullanım bozukluğunun özellikleri neredeyse diğer tüm özgül madde kullanım bozukluklarının özelliklerine benzemektedir.
Kenevir İntosikasyonu
Kenevir kullanıcıları, duygu durumun yükselmesini sağlamasından ve rahatlama hissinden dolayı bu maddeye değer verirler. Bu madde, kişilerin algısının daha gerçek ve renklerin daha parlakmış gibi görünmesine yol açar.
Zaman algısı genelde değişir, kullanıcılar pasif ve uyuşuk bir hale gelirler; duygu durumları da duygusuzluğa dönüşür.
Amfetaminler
Piyasaya ilk sürülen amfetamin olan Benzedrin ya da amfetamin sülfat 1927 yılında sentezlenmiş ve 1930’larda eczanelerde tıkalı burunları açmak için kullanılan uçucu krem şeklinde satılmaya başlanmıştır.
Üreticiler ilacı burun için değil, kafa yapmak için kullandığını fark etmişler. Başlarda bu karışımın insanı ayakta ve uyanık tutan, işlevleri normalin üzerine taşıyan ‘’mucize ilaçlar’’ olduğu düşünülüyordu.
Bitkinliğe karşı hem müttefik hem de Alman ordusunda kullanıldı.
Barbitüratlar (Yatıştırıcılar)
Yüz yılı aşkın bir süredir barbitürat olarak adlandırılan güçlü yatıştırıcılar uyumaya yardımcı olmak amacıyla kullanıyor.
Her ne kadar tıbbi amaçlarla yasal olarak kullanılsa da, aynı zamanda hem fizyolojik hem de psikolojik bağımlılık ve ölümcül aşırı dozlarla sıkça ilişkilendirilen son derece tehlikeli ilaçlardır
Halüsinojenler: LSD ve İlişkili Uyuşturucular
Halüsinojenler halüsinasyon yarattığı düşünülen uyuşturucu maddelerdir.
Bununla birlikte, aslında bu karışımlar genellikle görsel imgeler ‘’yaratmaz’’, ancak bu imgeleri çarpıtır ve farklı, sıra dışı bir şekilde görünmelerine ya da duyulmalarına neden olur.

Madde ve Alkol Bağımlılığı Tedavisi Nasıl Yapılır?
Bağımlılık tedavisinde başarı, multidisipliner (çok yönlü) bir yaklaşım gerektirir. Tedavi süreci temel olarak iki aşamadan oluşur:
Psikososyal Yaklaşım ve Rehabilitasyon: Fiziksel yoksunluk dönemi bittikten sonra asıl tedavi süreci başlar. Bu aşamada amaç; kişinin yaşadığı topluma yeniden sağlıklı bir şekilde uyum sağlaması, bağımlılığın psikolojik kökenlerinin çözülmesi ve ileride tekrar madde kullanımından (relaps/nüks) kaçınmasını sağlayacak baş etme mekanizmalarının geliştirilmesidir. Tedavide bireysel terapiler, grup terapileri ve aile destek programları hayati rol oynar.
Detoksifikasyon (Arınma Dönemi): Maddenin veya alkolün vücuttan temizlendiği, fiziksel yoksunluk belirtilerinin yaşandığı dönemdir. Bu süreçte yoğun ilaç tedavisi uygulanarak hastanın yoksunluk krizlerini güvenli ve minimum acıyla atlatması sağlanır.
Ayrıca, Uzman Psikolog Cansu Özdemir’in ele aldığı Şiddet Türleri ve Şiddetin Nedenleri adlı yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.
Instagram hesabı: psikologcansuozdemir
Tel no: 05380496194
Mail: [email protected]



