Reklamlar
Girişimci Kadınlar

İş Hayatında Kadın Erkek Eşitsizliğinin Yansımaları

Dr. Tuğba Güner İş Hayatında Kadın Erkek Eşitsizliğini Anlatıyor.

Reklamlar

Çalışmak ve evinin geçimini sağlamak için uğraşan düşük eğitim seviyesine sahip kadınlardan yüksek tahsil sahibi olanlara… Kadının çalışma hayatına girmesi bir ülkenin gelişmişliğinin kanıtlarından biri olsa da yaşanan bazı zorluklar, kadınları bir seçim yapmaya mecbur bırakmaktadır. Bu zorlukların sebepleri arasında; işveren, çalışma arkadaşı, çevre baskısı gibi çok sayıda etkeni göstermek mümkün olabilir. Yaşanılan yer, ailenin yaşam tarzı, eşin bu konudaki tutumlarına göre farklı sıkıntılar da söz konusu olabilir. Tüm bunlar, kadını erkeklere oranla iş hayatında dezavantajlı bir konuma getirir. Bu yazımızda, belki sizin de başınızdan geçen ya da çevrenizde gördüğünüz bir takım olayların nasıl bir eşitsizliğe yol açtığını daha kolay bir şekilde anlayabilirsiniz.

Kadınların İşe Giriş Aşamasında Yaşadığı Zorluklar
Kadınların İşe Giriş Aşamasında Yaşadığı Zorluklar

Kadınların İşe Giriş Aşamasında Başlayan Zorluklar

İş yaşamında fırsat eşitliğinin esas olması nedeniyle alımlarda hem kadın hem de erkek adaylara eşit şans verilmelidir. Günümüzde bunu uygulamayan çok sayıda iş yeri mevcuttur. DİSK tarafından 2017 tarihinde yapılan bir araştırma(1), Türkiye’deki kadınların %23,2’sinin işe alım süreçlerinde ayrımcılığa uğradığını belirtmektedir. İşverenler, mülakat aşamasında sık sık sordukları şu sorular ve söyledikleri şu sözler ile ayrımcılığın varlığını kanıtlar:

  • Çocuk düşünüyor musun?
  • Çocuğuna kim bakacak?
  • Çocuğunda varmış, çok izin alırsın o zaman.
  • Evlenince işi bırakacak mısın?
  • Kocan kıskanç mıdır?
  • Biz bekâr çalışan düşünüyoruz.

Kadınların Hayal Ettiği İş Görüşmesi

İş hayatında kadın olmak, her başvuruda yukarıdaki gibi pek çok soruyla karşı karşıya kalmak demek. Bir personel adayının sadece başvurulan pozisyon ile ilgili yetkinliklerinin sorgulanması gerekirken hiçbir anlamı olmayan sorulara boğulması, ne akla ne de vicdana sığar. Hâlbuki işverenlerden şu şekilde sözler duysak sizce de fena olmaz mı?

Reklamlar
  • İstediğin zaman çocuk sahibi olabilirsin. Yasal izin haklarını kullanmanın yanı sıra uzaktan çalışma gibi alternatiflerle büyüyene kadar bebeğinin yanında olmanı sağlarız.
  • Çok güzel bir kreşimiz var. Hem bakıcı arama derdinden kurtulursun hem de çocuğunu öğle aralarında görürsün.
  • Bebeğinin bir sorunu olduğunda çekinmeden izin isteyebilirsin.
  • Eşinle umarım her zaman mutlu olursun.
  • Bekâr, nişanlı ya da evli olmanla ilgilenmiyoruz. Bizim için işine duyduğun saygı, her şeyden önce gelir.

Cam Tavan Etkisi

Kadınların iş hayatında yaşadığı zorluklardan biri de terfi süreçlerinde önüne konulan engellerdir. Cam tavan etkisi olarak adlandırılan bu süreç, görünmez bariyerlerle yükselişin engellenmesi manası taşır. İşverenler tarafından hiçbir zaman kabul edilmese de erkeklerin daha rahat birçok şeyin üstesinden gelebileceği,  istenilen her an iş seyahatlerine çıkabileceği ve insanlarla kolayca iletişim kuracağı düşünüldüğü için terfilerde şansları daha yüksektir. Kadınlar ise işi aksatmaya meyilli çalışanlar kategorisinde değerlendirildiklerinden yükselmek için çok yoğun bir çaba harcamaları gerekebilir. Yöneticilerin bu konuda duyarlı davranması ve aynı kademede olan tüm adaylara cinsiyetlerini dikkate almadan eşit şans tanıması halinde cam tavanların kırılması mümkündür.

Kadın Yöneticilerin Çalışanlarca Değer Görmemesi

Zorlu şartları aşarak yönetici pozisyonuna yükseldiğinizde ise altınızda ya da sizinle benzer pozisyonlarda çalışan erkeklerin sebep olduğu bir takım sıkıntılarla yüz yüze gelebilirsiniz. Aslında hepsinin temelinde toplumsal bakış açısı yatar. Hem anne hem de babası tarafından üstün bir yaradılış olarak ve biricik görülerek yetiştirilen erkekler; okulda kız arkadaşlarına, iş yerinde de iş arkadaşlarına tepeden bakar. Bu durum, erkek egemen toplumlarda her zaman böyledir.

“Kadın yönetici olur mu?” şeklinde soruları ortaya atarak her detayı kendi arzularına göre şekillendiren bir toplum algısı, gelişimin önündeki önemli bir engeldir. Düşük pozisyonlarda çalışan bazı erkekler, kendi başarısızlıklarının acısını bin bir zorlukla boğuşarak yükselen kadından çıkarabilir. Bunun için iş yerinde dedikodu, emre itaatsizlik, iş geciktirme gibi farklı kanallardan yararlanır. Diğer çalışanları da örgütlemesi halinde ise sanki kadın yönetici suçluymuşçasına bir algı oluşturularak yıldırma politikası güdülür. Tüm bunlarla baş edebilmekse ciddi bir sabır gerektirir.

Cinsiyete Dayalı Ücret Eşitsizliği

Eşit işe eşit ücret verilmesi gereken iş yerlerinde, cinsiyete dayalı bir ücret eşitsizliği söz konusu olabilir. ILO tarafından 2015 ve 2018 yıllarında sunulan istatistikler de bunu ortaya koymaktadır(2). Burada tek sevindirici nokta, ücret farklılıklarının 2018 yılında 2015’e göre azalmış olmasıdır.

Reklamlar
Cinsiyete Dayalı Ücret Farkı
Cinsiyete Dayalı Ücret Farkı

Cinsiyete dayalı ücret sorununun yaş ile doğru orantılı olduğunu söylemek mümkündür. 2018 yılında; 20-29 yaş aralığında %3,8 olan fark, 60 yaş ve üzerinde %29,9’a çıkar. Eğitim düzeyine göre incelendiğinde ise ilkokul ve altı eğitim seviyesine sahip kişilerde %38,6; yüksekokul ve üstünde ise 15,8 seviyesinde bir fark söz konusudur.

Çalışan Anne Olmanın Zorluğu

İş hayatında cinsiyet ayrımcılığının belki de en büyük sebeplerinden biri çocuk bakımının tamamen annenin görevi olarak algılanmasıdır. Öyle ki yasal düzenlemeler bile ona göre yapılır. Bu algıyı değiştirmek isteyen gelişmiş ülkelerde ise son zamanlarda babalara yönelik izin düzenlemeleri yapılmaktadır. Örneğin; Finlandiya’da genç kadın başbakan Sanna Marin; babalar için 7, anneler için 7 ay olmak üzere toplam 14 aylık bir doğum izni hakkının getirilmesine yönelik çalışma yaptıklarını açıklamıştır. İspanya ise bu konuda önemli bir adım atmış ve babalık iznini 16 haftaya çıkarmıştır. 

Türkiye’de çocuğun bakımında sorumluluk, büyük ölçüde annede olduğu için işverenlerin bu konudaki tutumlarını değiştirmek güçtür. Her yıl çok sayıda kadının iş sözleşmesi, gerçek sebep bu şekilde belirtilmese de doğum sonrası feshedilir. Bunun yanı sıra bebeği olup çalışan anneler, bakım konusunda kendilerine destek olacak kimse olmadığında işgücü piyasasından çekilmek zorunda kalır. Çalışan anneler İş Hayatında Kadın Erkek Eşitsizliğini daha fazla hissediyor.

İş Yerinde Kadına Taciz
İş Yerinde Kadına Taciz

İş Yerinde Taciz

Sözlü ve cinsel taciz, uzun saatler bir arada çalışan kişilerin yaşadığı önemli sıkıntılardan biridir. Tekstil atölyesinde işçilik, tarım işçiliği gibi daha alt eğitim seviyesindeki kişilere yönelik faaliyetlerde bulunan kadınların, yaptıkları makyajdan tutun da giydiği kıyafete kadar her davranışı, kötü gözle bakılma sebebi sayılabilir. Bu sıkıntıyı en çok eşini kaybetmiş ya da eşinden ayrılmış kadınlar yaşar. Bu nedenle bir iş arkadaşıyla sohbet ederken bile imalı bakışlarla karşılaşabilir. Banka, devlet dairesi ve ofis ortamları gibi daha yüksek eğitim seviyesine sahip kişilerin çalıştığı yerlerde ise iş yerinde taciz anlamında pek de değişen bir durum yoktur. Toplumsal bakış açısının yarattığı kapsayıcı güç, eğitimli ve eğitimsiz demeden çok sayıda kişiyi etkisi altına alır. Eğitimli kadınların başlarına gelen bir taciz olayında nasıl davranmaları gerektiğini daha iyi bilmeleri ve yasal mekanizmaları kullanma konusunda daha bilinçli olmaları, kendilerini daha fazla koruyabilmelerine fırsat verir.

İş Hayatında Kadın Erkek Eşitliği Nasıl Sağlanabilir?

Yukarıda saydığımız sorunlar halen ülkemizde ve faklı ülkelerde yaşanmaya devam etmekte. Bu noktada köklü bir bakış açısı değişikliğine ihtiyaç var. “Bir anne dünyayı değiştirebilir.” düsturundan hareketle annelerin erkek çocuklarını daha bilinçli yetiştirmesi gerekir. Ev işlerinde onlara da görev vermek, okul sıralarında kız arkadaşlarına nasıl davranması gerektiğini söylemek, yapabileceklerinizden sadece birkaçı. Babaların ise eşlerine yönelik tutumları, iş hayatında cinsiyet ayrımcılığının önlenmesine çok büyük katkı sağlayabilir. Babasının annesine sürekli sevgiyle ve saygıyla yaklaştığını gören çocuklar, büyüdükleri zaman kadın mesai arkadaşlarına kötü davranışlar sergilemeye daha az meyilli olur. Herkesin kendine düşeni yapması dileğiyle…

Kaynaklar

(1)Türkiye’de Kadın İşçi Gerçeği: Daha Fazla Ayrımcılık, Düşük Ücret, Güvencesiz İstihdam (DİSK Raporu)

(2)ILO, Cinsiyete Dayalı Ücret Farkının Ölçümü Türkiye Uygulaması.

İş Hayatında Kadın Erkek Eşitsizliğini okuduğunuz için teşekkür ederiz. Ayrıca Kadın İşçilerin Hakları yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz. Bizi YouTube kanalından ve İnstagram sayfamızdan takip edebilirsiniz.

Reklamlar

Dr. Tuğba Güner

Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri alanında doktorasını 2018 yılında tamamlayan Tuğba Güner, profesyonel içerik yazarı olarak meslek hayatını sürdürmektedir.

İlgini çekti mi? Bunlara da bakabilirsin

0 Yorum
Inline Feedbacks
Yorumları Görüntüle
Reklamlar
Başa dön tuşu
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x